Belirsizlik

evvel zaman içinde korkarmış insan,
uyumaktan, uyanmaktan,
uyuyamamaktan, uyanamamaktan,
gördüğünü yine görmekten, gördüğünü tekrar görememekten,
uzaklardan,
ama en çok tam yanındakinden.

kalbur saman içinde sakınırmış kendisini,
sevilmekten, sarılmaktan, söylenenden ve asıl kendisinden.
ne dışında ne de içinde, ne aramak ne de bulmakmış amacı.
karşılaşmamak için ansızın bir yerde, saklarmış kendisini kendisinden bile;
kapıların, ekranların, hatıraların ardına, hiç bulunmasın diye.

bir sabah gün doğarken, bir ses işitilmiş gezegenin her yerinde;
her söylenen hurafe, her söylenen gerçek iken.
söylenmeyeni, dinlenmeyeni dile getirmiş bu ses, en derinden.
işitenler kör olmuşlar, bir daha görememişler ne gökleri ne de denizleri;
duyanlarsa hayal edip bu kör edici sesi, eşlik etmişler ona, söylemişler içlerinden geçen türküleri.

.artimu.

sizleri yeni grup sergisi “belirsizlik”e davet ediyor.

oyuna katılın!

prof. dr. özlem oğuzhan